Mozart'ı Kim Öldürdü? Haydn'ın Kafasını Kim Kesti? - Ernst Wilhelm Heine | Kitap Yorumu #16


***Tanıtım***



"Bu vakalar, bir polisiye yazarı tarafından uydurulmadı. Söz konusu olan, müzik tarihinde gerçekten yaşanmış hikâyelerdir. Soruşturma yargıcı da, müfettiş de sizsiniz, sevgili okur. Bize düşense sizlere olguları sunmak. Gelin, bu esrarengiz vakaları ve cinayetleri elbirliğiyle çözmeye çalışalım."


Alman yazar Ernst Wilhelm Heine, "müzikseverler için cinayet hikâyeleri" sunuyor okura, tarihe mal olmuş müzik dehalarıyla ilgili. Hayal gücünün ürünü değil bunlar, gerçek olaylar...

Heine, polisiye yazarlığında bir devrim yapıyor: sürükleyici hikâyeler uydurmak yerine, inanılmaz gerçekleri açığa vuruyor. Mozart, Haydn, Paganini, Çaykovski, Hector Berlioz ve modern dansın ilahesi Isadora Duncan gibi ünlülerle ilgili sırların üzerindeki perdeyi aralıyor. Sayfalar ilerledikçe sıradan bir okur olmaktan çıkıp, kendinizi cinayetlere kafa yorarken ve yazarla birlikte gizemi çözmeye çalışırken bulacaksınız.
Sayfa Sayısı: 88
Baskı Yılı: 2012
Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları


***Yorum***




Bu kitabı D&R'ın 5 tl indiriminde görüp almıştım. Konusu itibariyle ilgimi çekmişti çünkü arka kapağında bu bir polisiye romanı değil gibisinden bir yazı vardı.Yani bu demek oluyor ki gerçekleri önümüze sunacak. ki öyle de olduğunu düşünüyorum.

Kitap, Mozart, Hyden, Çaykovski, Paganini, Hector Berlioz ve Isodora Duncan ismindeki sanatçıların hayatlarının bir kısmını ele alıyor.

Bu da beni kitabı okuyup bitirdikten sonra google amcaya başvurup bu kimdir, bu nedir tarzında araştırma yapıp çoğunun eserlerini dinlememe yöneltti. Kitap kesinlikle ufuk açıcı bir kitap.

Yoğun bir dile sahip fakat akıcı. Ya da sonunda ne olacağını merak ettiğiniz için kendinizi durduramıyor da olabilirsiniz. Kitabı başladığım gibi bitirdim tek okuyuşta zaten az sayfa sayısı var ancak çoğu kalın kitaptan daha iyi olduğunu söyleyebilirim. 80 küsür sayfada ne demek istediğini o kadar iyi anlatmış ki. Çoğu kitap bunu yapamaz. Tek sıkıntım bilmediğim bir çok kelimeyle karşılaşmam oldu. Onları da sözlük yardımıyla hallettim. Okumanızı tavsiye ederim, kesinlikle ufkunuzu açıyor ve 80 sayfa 400 sayfa yoğunluğunda. Ben beğendim. Ayrıca genel kültür açısından da yararlı olduğunu düşünüyorum.




Öpücükler xoxo



















Share:

OGBT#15 | Bridget Jones'un Günlüğü - Helen Fielding | Kitap Yorumu |


***Tanıtım***

Bridget Jones'un Günlüğü, Modern kadının efsanevi ikonu!


Kilo 59 (belki bugün yemeyi bırakırsam yarına 2 kilo veririm), sigara 21 (ama yarın bırakıyorum, gerçekten), yüzümde kırışık var mı diye aynaya bakarak geçirilen dakika sayısı 230 (hayır, henüz çıldırmadım), bugün alınan kalori 2650 (yazıklar olsun), sevgili 0 


İşte karşınızda Bridget'in bekâr hayatı. Karbonhidrata veda etme hayaliyle güne başlayıp geceyi pizzayla kapatıyor, haftada üç gün spora gitme kararı ancak rüyasında gerçekleşiyor ve her ne kadar yalancı, bencil erkeklere geçit yok dese de dönüp dolaşıp en belalılarına rastlıyor… Eh, tüm bunlar size de bir yerlerden tanıdık geliyorsa sayfaları çevirmeye başlayın. Çünkü bu çılgın kadının hayatına ortak oldukça aslında hiç de yalnız olmadığınızı anlayacak ve başınızı kitaptan şaşkınlıkla kaldırıp şu cümleyi kuracaksınız: "Brıdget jones benim!"


"Bizi kolayca kendisine bağlayan başka bir kadın karakter var mıdır acaba? Ondan vazgeçmek mümkün değil!"
-Sunday Express-



"Bu kadına bayılıyorum! Günlük hayatta uğraşıp durduğumuz basit şeyleri öyle güzel yüzümüze vuruyor ki…"
-Jilly Cooper-



"Delicesine komik ve her sayfası zekâ fışkıran gözlemlerle dolu. Hayata bir de Bridget'in renkli gözlükleriyle bakın, pek çok şeyin değiştiğini fark edeceksiniz."
-The Times-
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı: 336
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pegasus




***Yorum***


Herkesin bir Bridget'i vardır. Bu kitap öyle bir kitap ki ilk sayfadan itibaren insanı içine çeken ve yer yer ''Aaa bu ben değil miyim ya'' dedirten, son derece içten ve samimi tek kelimeyle harika bir kitap.
Bundan yaklaşık 3 sene önce bir tezgahta çok eski bir basımını gördüğümde alıp almamak konusunda kararsız kalmış ve almamıştım. Şimdi diyorum da keşke gidip alsaymışım. Bu kitabı, hatta bütün seriyi okumakta bu kadar geç kalmasaymışım.

Ama ne demiş eskiler? Geç olsun güç olmasın. Kitap biter bitmez gidip neden filmini izlemiyorum ben diye dağlara taşlara haykırasım geldi. Ve pek huyum değildir ama Bridget Jones'ları gidip DVD olarak alacağım ve koleksiyonuma parça ekleyeceğim
Her film için yapılmaz bu. Umarım filmi beni hayal kırıklığına uğratmaz. Çünkü kitabı okurken dehşet beğeniyle okuduğum için film bundan daha kötüyse hüzün kaplar dört bir tarafımı.


Ama filminn beni yanıltacağını sanmıyorum. Ne olursa olsun.
Bridget çoğu kişinin bildiği üzere, sigara sever, diyete bağımlı ve her ne kadar feminen yanı ağır bassa da hayatında erkeklerin olmasını isteyen bir kadın. Ayrıca 30'larını geçmiş ve herkesin sorduğu ''Aşk hayatın nasıl?'' sorusuna defalarca maruz kalan bir bayan.

Kitabın dili best of akıcıi diyaloglar zekice ve tam kararında tutulmuş mizah. Bir okuyucu bir kitaptan daha fazla ne bekleyebilir ki?

Ben Bridget'i çok sevdim ki zaten ilk basıldığı zamanlardan beri kendini kanıtlamış bir kitap.
Herkesin kendi içindeki Bridget'i bulması dileğiyle!

Öpücükler xoxox





Share:

Çekiççi - Kevin Hearne | Kitap Yorumu OE#3 |

***Tanıtım***
 "Demir Druid Günlükleri'nin adrenalin dolu bu üçüncü macerasında Hearne, baş döndürücü aksiyon sahneleriyle okuru kendinden geçirecek." 

-Publishers Weekly-

İskandinav fırtına tanrısı Thor tam bir başbelası. Kendisi, sayısız insanın hayatını mahvetmiş ve çok sayıda masum insanı öldürmüş bir tanrı. Viking vampiri Leif Helgarson yüzlerce yıl sonra intikamını almaya hazırlanıyor ve dostu olan son Druid Atticus O'Sullivan'dan bu kâbusa son vermek için yardım istiyor.

Atticus'un binlerce yıldır hayatta kalmasını sağlayan bir stratejisi var: 'Yıldırım fırlatabilen adamlardan uzak dur'. Fakat son evi olan Arizona'da işler kızışıyor. Kendilerine Tanrının Çekiçleri diyen Rus şeytan avcıları bölgede kol geziyor ve bir vampir savaşı çıkmak üzere. Defalarca uyarılmalarına ve bütün uğursuz işaretlere rağmen Atticus ve Leif birlikte Norse diyarı Asgard'a gitmeye karar veriyor. Yanlarına bir kurtadam, bir büyücü ve buz devlerinden oluşan bir ordu alarak, Valkyrieler, öfkeli Norse tanrıları ve koca bir çekiç kullanan Fırtına Serserisi ile yüzleşmek için yola çıkıyorlar. Savaş başlıyor!

"Muhteşem kurgusuyla yepyeni bir fantastik seri." 
-Kelly Meding, Three Days to Deacf'ın yazarı- 
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 370
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Artemis Yayınları


***Yorum***

Bu seride bir şey var nasıl bir şey nasıl anlatırım emin değilim. Başlarken istekli başlamıyorsunuz ama bitmesini de asla istemiyorsunuz. Hele ki serinin 3. kitabı olan Çekiççi.. Öyle bir yerde bitti ki içime oturdu çok çok fenaydı.
İçimden bir ses geriye kalan 3 kitabı da al diye haykırıyor ve ben de o sesi dinleyeceğim büyük ihtimalle.

Sevgili Atticus'un en yakın vampir kankası Leif, Atticus'tan Thor'u öldürmesini istiyor ve olaylar silsilesi buradaa başlıyor. Heyecanlı. Fantastik kitapları sevmem ve pek okumamama rağmen bu seriye bayıldım. Herkesin kitaplığına fırlatıp ''oku şunu yehaaa'' diyesim var.

Bu kitap diğer kitaplara göre Atticus'un hayatıyla ilgili daha fazla açıklayıcıydı. Eski eşini, çocuklarını falan gördüm ve kıskandım. Atticus'a çok bağlanmıştım. Haksızlık. 

Thor'un tasviri kitapta öyle enteresandı ki, savaş esnasında Thor'un tüm süksesi gitmiş yerine Hello Thor Kitty kalmıştı. For example : 






E hal böyle olunca Thor'u ciddiye almadım bile. Savaşta da böyle bir Thor'a karşı kimin kazanacağını zaten anlamış bulundum.

Bu seriyi çok sevdim ve hakettiğini bulduğunu düşünmüyorum. Bu seri şu an ki durumdan daha iyi bir halde olması gerekiyordu.
Okunması gereken ve okunulduğuna asla üzülünmeyen bir seri. 6 kitaptan oluşuyor ve Çekiççi 3.kitabı. Gidin alın okuyun, okumayanlara zorla okutturun, Atticus'u sevmeyenlere de zorla sevddirtin!

10/7  veriyorum. O derece..

Öpücükler xoxo


















Share:

Büyücü - Kevin Hearne | Kitap Yorumu OE#3 |

***Tanıtım***
"Kevin Hearne, hem tuhaf bir şekilde tanıdık hem de şaşırtıcı derecede orijinal bir dünya yaratarak eski mitlere yeni bir soluk getiriyor."
-Nicole Peeler, Tempest Rising'in yazarı-

Druidler'in sonuncusu Atticus O'Sullivan cadılardan pek hazzetmiyor. Ancak günümüz Arizona'sı beklenmedik bir şekilde bir cadı meclisi tarafından istila edilince, Atticus da onlarla bir ateşkes anlaşması imzalamak zorunda kalıyor. Üstelik yeni kızlar sıradan kötüler değil, onlar II. Dünya Savaşı'nda Almanlar'ın yanında yer almış, bulaşmak istemeyeceğiniz tipler.

"Muhteşem kurgusuyla yepyeni bir fantastik seri.""Muhteşem kurgusuyla yepyeni bir fantastik seri.""Muhteşem kurgusuyla yepyeni bir fantastik seri."

Düşmüş bir melek, bölgedeki liselerde okuyan gençlerden besleniyor, Baküsçüler'den oluşan ölümcül bir sürü, Vegas'tan kalkıp geliyor, tehlikeli ve seksi Kelt ateş tanrıçası, Atticus'un dikkatini çekmeye çalışıyor. Gündemi epey yoğun olan Atticus, cadı avını hangi araya sıkıştıracağını bilemiyor. Ancak sihirli kılıcının, komşusunun roketatarının ve vampir avukatının yardımıyla, Atticus şehri temizlemeye ve cadılara, yanlış Druid'i büyülemeye çalıştıklarını göstermeye hazır.

"Muhteşem kurgusuyla yepyeni bir fantastik seri."
-Kelly Meding, Three Days to Dead'in yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 390
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Artemis Yayınları


***Yorum***

Demir Druid serisinin ikinci kitabı olan Büyücü ayrıca da beni en çok sevdiğim kitap diyebilirim.
Takipçi bir alışma evresiyse eğer Büyücü sevme evresinden başka bir şey değildi. 
Bir anda çabucak tek solukta bitirdim.


Sevgili Atticus başını beladan çıkaramıyor. Birini öldürebilmek için başka bir işe girişiyor, ölmemek için başkalarına muazzam şeylerle borçlu kalıyor. Sonra da oflaya poflaya bu yaptıklarının peşine düşüyor. Hep bir aksiyon hep bir kaçma söz konusu.

Büyücü kitabında da adından anlaşılacağı gibi Cadı Meclisi ile bir anlaşma imzalıyor ve de babam de şeklinde ilerleyip duruyor.

Granouille ve Leif karakterleri bu kitapta biraz daha öndeydi, ilk kitaptaki kurt adam yoğunluğunu bastırdığını itiraf etmek gerekir.

Atticus'un gözünden anlatılan olaylar inanılmaz esprili ve keyifli. Bu kitaba zaman ayırdığım için memnunum. Çoğu kitabın yanında bir şaheser niteliğinde. Ve Büyücü kitabını okumadan seri hakkında kesin düşüncelere varmamanız gerekir. Çünkü Takipçi'de edindiğim kötü izlenim ne varsa tamamı uçtu gitti.

Bir fantastik kitapta olması gereken her şeye sahip. Kurt adamlar , golemler , vampirler, cadılar ,papaz ve hahamlar , druidler , tanrılar , isa, meryem ana , konuşan köpekler...

Bu kitaba 10/6 veriyorum. Çünkü alnın teriyle haketti!

Öpücükler xoxo













Share:

OGBT - OE#3 | Takipçi - Kevin Hearne | Kitap Yorumu |

***Tanıtım***"Bu müthiş esprili seride, Kelt mitolojisinin kahramanları ve günümüzde yaşayan kadim bir Druid, Arizona çöllerinde bir araya geliyor."-Kelly Meding, Three Days to Dead'ın yazarı
Druidler'in sonuncusu, Atticus O'Sullivan, Arizona'da huzurlu bir yaşam sürüyor. Eski bir kitapçı dükkânı işletiyor ve boş zamanlarında İrlanda av köpeğiyle birlikte avlanmak için şekil değiştiriyor. Komşuları ve müşterileri, Atticus'un yirmi bir yaşında, yakışıklı, dövmeli bir İrlandalı olduğunu düşünüyor. Hâlbuki Atticus tam yirmi bir yüzyıl yaşında. Gücünü topraktan alıyor, keskin bir zekâsı var ve zekâsından daha da keskin olan Cevaplayıcı, Fragarach kılıcını kullanıyor.

Ne yazık ki, gazabı şiddetli bir Kelt tanrısı da bu kılıcın peşinde ve yüzyıllardır Atticus'un takipçisi. Üstelik bu sefer amacına çok yaklaştı. Atticus ondan kurtulmak için bütün gücünü toplamak zorunda. Ayrıca baştan çıkarıcı ölüm tanrıçasının, vampir ve kurtadam avukatlarının, bedeni bir cadı tarafından ele geçirilen çekici bir garsonun ve meşhur İrlandalı şansının yardımına ihtiyacı var.

"Kevin Hearne, hem tuhaf bir şekilde tanıdık hem de şaşırtıcı derecede orijinal bir dünya yaratarak eski mitlere yeni bir soluk getiriyor."
-Nicole Peeler, Tempest Risinç'm yazarı- 
Sayfa Sayısı: 
385Baskı Yılı: 2013Dili: TürkçeYayınevi: Artemis Yayınları


*** Yorum***


Öncelikle vay be diyerek başlamak istiyorum sözlerime..
Vay be!
İnanılmaz düşük bir beklentiyle başladığım bir kitaptı. Fakat okumaya devam ettikçe kendini aştı hatta sevmediğim kısımları bile daha çok hoşuma gitmeye başladı. 
Kitap 400 sayfa civarında, ilk 200 sayfa gerçekten sıkıldım. Yani dedim kendi kendime bitecek mi? Ne zaman bitecek? Hep bu tarz mı ilerleyecek? Fakat 200 sayfa sıkılmama kesinlikle değdi. Sonlara doğru o kadar fazla toparladı ki, inanılmazdı. Bütün o ilk sayfalardaki bayıcılığı kopardı ve yepyeni bir Takipçi oldu elimdeki kitap. Bambaşka bir şey oldu.
Atticus O'Sullivan.. Tabi ki de bu sevgili Druid'imizin gerçek ismi değil. Öncelikle bu karakter hakkında bir şey demek istiyorum. Bu karakter bayağı sağlamdı. Belli bir çizgisi vardı ve bu yönden şaşmadı. Ayrıca erkeklerin umursamazlıklarını da realite çerçevesinde gösterişi mükemmeldi. Laf buraya gelmişken bu kısmı atlamayalım, kitap karakter ağzından yazılıyor ve kesinlikle söyleşi tarzında yani karakter sizinle konuşuyor gibi ve karakterimiz erkek.
Başlarda hangover kafası yaşayan, her ne kadar bir Druid olsa da 21 yaşında olduğu için hovarda olduğunu tahmin ettiğim bir karakterdi Atticus. Hiç de öyle değilmiş. Beni şaşırttı ve etkiledi. Eğlenceli ve zeki bir karakterdi ve bu her kitapta olması gereken bir özellik. Zeka..

Ayrıca bu kitabın içinde aklınıza gelebilecek bütün o hoş fantastik karakterler vardı. Yani şu bildiğimiz, baskın fantastik yeteneklerle donatılmış erkek ve muggle kız değil, tamamiyle fantastik bir kitaptan bahsediyoruz.
Aşk yok fakat her gencin ihtiyaçları vardır değil mi? Tek fark, Atticus bu ihtiyaçlarını bir kaç tanrıçayla gideriyor. Bu fazla cool.

Kitaba aşık olmadım fakat beni bayağı bir şaşırttı..
10/5 'i haketti. Eğer sondaki toparlaması olmasaydı 10/3 verecektim. Ama şimdi yarı yarıya iyi.

öpücükler xoxo


















Share:

Sıcak - Maya Banks | Kitap Yorumu #15

***Tanıtım***
Gabe, Jace ve Ash: Ülkenin en varlıklı ve güçlü erkekleri. İstedikleri her şeyi elde etmeye alışkınlar. Hemen her şeyi. Gabe'in en büyük hayali ise onun için yasak elma olan bir kadınla fantezi yaşamak. Şimdi o yasak elma yeterince olgunlaşmış durumda...



Gabe Hamilton, Mia Crestwell'i otelin açılışında gördüğünde, aklından geçenler yüzünden cehenneme gideceğini biliyordu. Ne de olsa, Mia onun en yakın arkadaşının kardeşiydi. Ama artık küçük değildi. Gabe de arzularını hayata geçirmek için çok uzun süre beklemişti.
Mia'ya ilk gençlik günlerinden beri ilgi duymuş, onunla ilgili hayaller kurmuştu. Kendisi ondan on dört yaş büyükse ne olmuştu yani? Mia ise onu erişilmez biri olarak görüyor ama bu adama duyduğu tutkudan kurtulamıyordu.

Gabe onu kendi dünyasına çektiğinde, Mia bu adam ve talepleri hakkında bilmediği çok şey olduğunu keşfedecekti. Yoğun ve tutkulu ilişkileri ikisinin de beklemediği bir yolda ilerleyebilir, belki ihanete bile açık olabilirdi.



Sayfa Sayısı: 461
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Epsilon Yayınları
***Yorum***

Nefes Nefese üçlemesinin ilk kitabı olan Sıcak, bariz bir şekilde erotik roman kategorisinde ve kitabın arka kısmında +18 ibaresi bulunmakta. Maya Banks'ın başka kitabını okumadım, bu okuduğum ilk kitabı. Bende iyi bir ilk izlenim oluştuğunu söyleyemem.

Örneğin , kitaptaki iki karakterin belli geçmişleri olmasına rağmen her şeyin çabucak olup bittiğini düşünüyorum. Bir kaç sayfa uzatılacak konunun bir kaç satıra sığdırılması hoşuma gitmedi. Ana karakter olan Mia'nın bazı kısımlarda inanılmaz sakin ve realiteden uzak davranmış olması ile beni gerçekten rahatsız etti.
En başta Fsog etkisi olduğunu düşündüm çünkü Gabe'de birlikte olacağı kadınlara sözleşme imzalatıyordu fakat gidişatı öyle değildi. Mia daha güçlü bir kadın karakterdi ve Gabe, Christian gibi bir anda kılıbıkların efendisi olmuyordu. Onun içinde hep vardı.

Kitabı boş zamanım olduğu için okudum iyi ki böle bir dönemde okumuşum. Çünkü zaman ayırdıktan sonra böyle vasat oluşuyla karşılaşmış olsaydım gerçekten çok öfkelenebilirdim.
Ben D&R indiriminden aldığım için yüreğim çok yanmıyor ama orjinal fiyatıyla alınmaması gerektiğini düşünüyorum.
En muamma olduğum konu ise seriye devam edip etmeme düşüncem. İkinci kitaba şans verip vermeme konusunda kararsızım.

10/3 puan veriyorum. O 3 puanı da akıcılığına ve sonlara doğru beğendiğim bir kaç sahne hatrına veriyorum.



öpücükler xoxo


















Share: