Benden Korkma - Şevval Işık | Kitap Yorumu #20|



***Tanıtım***
"Sadece beni görmeni, sadece bana bakmanı ve sadece benim yanımda olmanı istedim." Gecenin ardından gelen gündüz, Kavga ve aşk, Kötünün içindeki iyi, Dünya dengede durabiliyorsa, muhtemelen bu karşıtlıklar yüzündendir. Hikâyesini hiç öğrenemeyeceğimiz insanları sadece tanıdığımız kadarıyla sevmek, onlardan korkmamak mümkün mü? Sevilmeye ihtiyacı olan genç bir kızı bütün varlığıyla seven, canı pahasına koruyan kişi ya bir katilse? Alexis ve Harry'nin yaşadıkları, tüm bu soruların cevaplarını arıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 240
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe

Yayınevi: Müptela Yayınları

***Yorum***

Bu kitap hakkında ne düşünsem emin değilim aslında. Yazarını bizzat tanıyorum ve ister istemez yakıştıramıyorum. Kitap Wattpad çıkışlı bir hikaye, wattpad'de iken okumamıştım ama görmüştüm. Hatrı sayılır bir okunmaya sahip güzel bir kitaptı. Şevval'in başka hikayelerini okumuştum ve onlar hoşuma gitmişti, Benden Korkma, One Direction Fan Fiction temasıyla yazılmış bir kitap olduğu için ister istemez dikkat etmemiştim.

Kitaptan biraz bahsedip yorumuma geçmek istiyorum aslında. Kitapta esas kızımız Alexis ve Asıl oğlanımız Harry. Arada bir Zayn, Louis falan bir görünüp kaçıyor ama çok önemli değil. Günlerden bir gün, Alexis görmemesi gereken bir şey görüyor ve Harry'de onun bu gördüğü şeyi burnundan getirmeye çalışıyor. Olaylar çok komplike. Alışılmış ve klişelenmiş, bir kötü çocuğumuz, bir iyi çocuğumuz ardından da bir masumcuk esas kızımız var. Birisi demişti, İpek miydi acaba hatırlamıyorum, artık kötü çocuk-iyi kız klişe değil, artık bir tür. Kitap türü, yazım türü falan. Çok haklı. 
!!Spoiler!! Şimdi kızımız masumcuk falan ama, aslında spoilere girmiyor galiba ya, her kötü çocuk hikayesinde olduğu gibi Harry, Alexis'e aşık oluyor. Ama arada bir bir sürü olaylar oluyor. Alexis aslında Eddie'yi seviyor, Harry sık sık Eddie'yi dövüyor ama Eddie hiç bir şekilde Alexis'ten uzaklaşmıyor, değil uzaklaşmak, tavır bile almıyor. Harry'i kuzenim diye tanıtıyor biri de gelip demiyor, ne kuzeni arkadaşlar? Sonra bir ara Harry kendi kendine gelin güvey oluyor ve diyor ki, ''O kız benim kızım, uzak dur!!!'' tamam sahiplenmen iyi hoş amma, ne bu hız?
Sonra Eddie bitti bir ara Eric geldi, onun olaylar ilk günde hızlı mızlı oldu her şey üç dakikada bitti. Benim buradaki olaylara sözüm yok ama yahu niye bu kadar hızlı?
Olaylar o kadar hızlı ilerliyor ki, takip edemiyorsun, anlam veremiyorsun, sayfayı çeviriyorsun ''Yine mi olay yahu?????'' diyorsun.
Belki, olaylar daha ağır ağır anlatılmış olsaydı daha ayrıntılı, o zaman düşüncelerim daha olumlu olabilirdi.

Ama yiğidi öldür hakkını yeme, dili güzeldi, bir kaç diyalogtaki belli kısımlar haricinde hoşuma gitti. Yine de 10/3 veriyorum. Belki ikinci kitabında daha başarılı adımlar atılabilir her yönden.
Kitabın kapağı da bence güzel, ben kapağını beğendim.


öpücükler xoxoxoxo











Share:

Gözlerindeki Canavar - J.M Darhower | Kitap Yorumu #19


***Tanıtım***
Kırmızı Başlıklı Kız, Koca Kötü Kurt'a âşık olursa… Ignazio Vitale iyi bir adam değildi. Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü... İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey... Saplantı…



Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar… Gözlerindeki karanlık, ürkütücü ve heyecan vericiydi. O, yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti. Ondan nefret etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu sevmeme engel olmuyordu.



Sayfa Sayısı: 448
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı



***Yorum***

Bu kitap hakkında tam olarak ne diyeceğimi bilmiyorum. Emin olunmaz ve umarsız duygular içerisindeyim ancak ve ancak bu kitap hakkında söyleyebileceğim en nadide şey, ''O NEYDİ ÖYLE!''
Kesinlikle erotik kitap kalbını kıran ve çok çok ser, karanlıklarla çevrili bir kitaptı. Baş karakter olan Ignazio, yani Naz, kesinlikle ağır, kendinden ödün vermeyen bir karakterdi ki bir kitapta olması gereken en önemli şey kendininden ne olursa olsun taviz vermeyen karakterlerdir.
Karissa ise, ben de Karissa'nın yerinde olsaydım bende gönlümü Naz'a kaptırırdım, ve belki de ondan daha tutuklu ve tutkulu bir aşık bile olabilirdim. Tanışmaları, olayların geçişi ve yaşanan şeylerin hepsi bir çırpıda olduysa bile aslında inanılmaz yavaş başladı. Kitabın bu hızlı ilerleyişi sonlara doğru durulmakla beraber, sonun yaşadığım aydınlanma sayesinde her şey açıklığa kavuştu. Yine de Naz, bence aşık değildi. Soğuk nevale olmasının yanı sıra, onda çekici gelmeyen bir şeylere sahip. Karissa 18 yaşında bizim miniğimiz zaten, farklı bir yaşam tarzı sürüyor olmasının nedenini kitabın sonunda anlasak bile, Vitale ile karşılaşması bambaşka bir olaylar doğuruyor. Ben aradaki yaş farkını fazla önemsemiyorum, Aşkın yaşı olduğunu düşünmüyorum. Kitap bu açıdan da çok tepki almıştı diye hatırlıyorum fakat bu benim gözüme batan bir unsur olmadı. Sert içerikler var mıydı, vardı. Bu konuda yapabilinecek pek bir şey yok. Sadece rahatsız olan okumamalı denilebilir. Ben rahatsız olmadım ve okudum, pişman da değilim.
İkinci kitabını da her ne kadar okumak istesemde emin değilim. Bir süre Naz'dan uzak durmak isteyebilirim. içimde deliler gibi bir heyecan yok, tabi ki ilerleyen zaman ne getirir bilemiyorum.
Ben kitabı sevdim, bu tarz kitapları okumaktan rahatsız olmayanlar mutlaka okumalı diye de düşünüyorum.
(1 günde okuyuverdim kitabı bu arada)



öpücükler xoxo
















Share:

Konuş Benimle - Laurie Halse Anderson | Kitap Tanıtımı


                            ***Tanıtım***
Sayfa sayısı : 304
Yayınevi: Go! Kitap
Konuşmak gittikçe zorlaşıyordu. Boğazım sürekli acıyor, dudaklarım kuruyordu. Geceleri uyurken çenemi o kadar sıkıyordum ki sabahları başım ağrıyordu… Ne zaman annemle, babamla ya da öğretmenlerden biriyle konuşmaya çalışsam ya kekeliyor ya da donup kalıyordum. Sorunum neydi benim?
Melinda Sordino’nun bir sırrı var. Ama sırrını paylaşabileceği kimsesi yok. Bütün arkadaşları, hatta tanımadığı insanlar bile ondan nefret ediyor. Ve günden güne içine kapanan Melinda, çareyi susmakta buluyor. Yalnızlaştıkça susuyor, sustukça yalnızlaşıyor. Ta ki O ŞEY’den kaçıp saklanamayacağını, O GECE’yi unutamayacağını anlayana dek…
Allah aşkına kapağı inanılmaz güzel görünmüyor mu? Böyle gizemli, karanlık ve çekici. Bu kitabı okumak istiyorum Allahım nütfen! Üstelik filmi de var ve Kristen Stewart oynuyor, delirmemek elde mi? Bence değil!
Share:

OGBT #16| Bir Başka Mavi - Amy Harmon | Yazar&Kitap Tanıtımı | Kitap Yorumu


*** Tanıtım***
TERSYÜZ'ün yazarından, hiç kimsenin "birisi" olmasının... alışılmadık bir dostluğun, umudun iyileşmeye ve kefaretin aşka dönüşmesinin hikâyesi.


Blue Echohawk kim olduğunu bilmiyordu. Gerçek adından ya da doğum gününden bihaberdi. İki yaşında terk edilmiş, bir başıboş tarafından büyütülmüş ve on yaşına kadar okul yüzü dahi görmemişti. On dokuz yaşına geldiğinde, yaşıtları üniversiteye ya da yeni hayatlarına doğru giderken, Blue hâlâ lise son sınıftaydı. Annesiz, babasız, inançsız ve geleceksiz Blue Echohawk aynı zamanda zorlu bir öğrenciydi. Sertti ve kendi bildiğini okuyordu. Ayrıca son derece çekiciydi. Yani, genç bir İngiliz olan ve sorun çıkaranları kanatları altına almaya meyilli ve Blue'yu çözmeye kararlı tarih öğretmeninin tam tersiydi.

Âşık olmak, kim olduğunuzu bilmediğinizde zor olabilir. Kim olduğunu ve sizinle neden birlikte olmaması gerektiğini tam olarak bilen birine âşık olmak ise imkânsızdır.

"Şimdiye kadar bir karaktere hiç bu kadar bağlanmamıştım. Mendillerinizi kapın ve uzunca bir süre oturmaya hazır olun, çünkü bu kitabı bitirene kadar bırakmak istemeyeceksiniz!
-Read This ~ Hear That-

"Amy Harmon'ın yarattığı hikâyeler ve karakterler, bir şekilde içime işliyor ve kalbimi yıkıp geçiyor."
-Brittany and Bianca Blab Books-

"Bir Başka Mavi'nin duygusal şiddeti okurları sarsacak. Amy Harmon büyüleyici bir hikâyeye imza atıyor ve bir kez daha okurlarını kelimelerin ötesinde etkilemeyi başarıyor."
-Romantic Reading Escape-
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 386
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yabancı
AMY HARMON KİMDİR?

Amerikalı gazeteci, yazar
17 Eylül 1968 NYC

Amy Harmon, yazmanın yapmak istediği bir şey olduğunu erken yaşta fark etti ve büyürken zamanını şarkı sözü yazmakla hikaye yazmak arasında paylaştırdı. Buğday tarlalarının arasında, televizyonsuz büyümek ve eğlenmek için tek sahip olduğu şeylerin kitapları ve kardeşleri olması neyin bir hikaye olduğu konusunda güçlü bir duygu geliştirdi onda. Amy Harmon, muhteşem bir konuşmacı, bir ilkokul öğretmeni, bir ortaokul öğretmeni, evde eğitim veren bir anne ve Glayds Knight'ın yönettiği Grammy Ödüllü Saints Unified Voices Choir'ın bir üyesidir. 

Dört çocuğu ve güreşçi bir eşi vardır.





***Yorum***

Uzun süreden sonra buraya yorum girmenin hissettirdiği hazın tarif edilemeyeceği ile ilgili bir giriş yapmak istiyorum öncelikle. Sonrasına gelince, Ben Amy Harmon'un bundan önceki kitabı olan Tersyüz'ü okumamıştım çünkü bir şekilde bana çekici gelmemişti hatta fazla dramatik olduğunu düşünüp almaktan da kaçınmıştım. Bir başka mavi çıktığında ise nedendir bilinmez değişik bir sempati duydum ve Ezgi'nin de büyük ''Tersyüz çok güzeldi bu da güzel '' demesiyle bir şekilde turunu aldık.
Teryüz nasıldı bilinmez fakat bir başka mavi için söylemek istediğim belli başlı şeyler var. Kitap, Blue'nun başından geçenleri anlatmayla başlıyor, başlarda atarlı giderli bir çizgi sergileyen kızımız daha sonra olgunlaşıyor ve gerçekten okuyucuyu şaşırtıyor. Kitabın arka kapağında yazan Tarih öğretmeni vesvesesini görünce klasik öğrenci öğretmen ilişkisi olacağını düşünmüş hatta bu konuda dehşete düşmüştüm çünkü bazı noktalara kadar hep bekliyorsunuz, şimdi oldu ha olacak ha oldu mu falan diye. Fakat olmadı ve bunun içimi ne kadar rahatlattığını bilemezsiniz. Olmayan şey, belli kalıplara bağlı kalıp klişeleşmiş mutlu sona gidişti. Burada mutlu sona beklenmeyen bir yoldan ve farklı bir bakış açısıyla gidildi ki bunu çok sevdim. Karakterlerin güçlü kişilikleri ve kendilerinden taviz vermeyişleri ise beni özellikle çeken noktalar oldu.
 Kitabın bir yerinde oooooo tarzında bir şaşırma gerçekleştirmesem de genel olarak etkileyici bir kitaptı. İki oturumda bitirdiğim kitabın ilk seferinde 85 sayfa, ikinci seferimde ise 300 sayfa okumuş bulunmaktayım. Bu cümleden de anlayacağınız gibi kitap ziyadesiyle akıcıydı.
 Amy Harmon yeniden okur muyum bilinmez ancak, kitabı sevdiğim ise inkar edilemez bir gerçek.


xoxoxoxo öpücükler
Share: